NHKM'de Temel Tiyatro Atölyesi'nin ortaya çıkarttığı ihtiyaçları gözeterek, yeni bir atölye programı başlatılıyor. 22 Şubat'ta başlayacak olan atölye, üç aylık bir süreci kapsayacak. İleri Oyunculuk Atölyesi'nde temel tiyatro eğitimi almış katılımcılar, bu süre içinde farklı oyunculuk yöntem ve teknikleriyle tanışacak.http://nazimhikmetkulturmerkezi.org/atolyeler.html
Hasan Tayyar Beşik
hobi blogum - bir programcının sanattan anladığı kadar - contextfree, apophysis, günlük, düş
NHKM'de Ileri Oyunculuk Atölyesi Başlıyor
Adapazarı çok gereksiz bir şehir gibi görünürdü gözüme
Şu sonuca vardım ki; kar her türlü çirkin yerleşimi, özellikle de şehir merkezlerini güzelleştirebilir çünkü bu çirkin yapılara doğadan bir şeyler katar.
Aslında bolca fotograf çektim ama coğusu banyo öncesi yandı

Ankara Tiyatro Festivali'nde Magapar / The Way ( Barbara Thieme)
Polonya'lı ekip çok genç ve tecrübesiz görünüyordu. İnsaflı biri olmasam gösteri için söyleyebileceğim tek şey 'berbat' olurdu.
Harketler çok mekanik, tanıtım metninde geçmesine rağmen ışık efektleri ise komikti. Gösteriyle sonuna kadar dikkatlice ilgilendim. Önümde ve arkamda gösteriden çoktan kopmuş insanların bir kısmı horlayarak uyurken bir kısmı da cips yerken ben dikkatimi kaybetmeden odaklamanaya çalıssam da beni bile kendilerine çekemediler.
Gösteri 30 dakika sürdü. Gösteri boyunca kısa müzik parçaları eşlik etti oyuna. Akün sahnesindeki ses düzeneğinin bu kadar düşük ses verdiğini sanmıyorum sanırım ekip sesi bilerek kısmış. Sesin kısık olması daha kötü oldu zira insanlar zaten gösteriden soğumuşlardı.
İşin kötüsü gösteriyi tavsiye ettiğim arkadaşlarla inanılmaz bir menunuyetsilikle hadi ekiple dalga geçerek Akün'den çıktık. Ayıp olmasın diye gösteri hakkında bir 10 dakika yorum yaptık ancak bu kadar oldu.
Işık efektleri güzel kullanan oyun diyince aklıma ilk 'Moskova - Petushki Yolun Sonu' oyunu geliyor. Zira oyunda kullanılan ışık efektleri karakterin ruhsal durumunu görmemize inanılmaz derecede yardımcı oluyordu. Pahalı efektlerden bahsetmiyorum sadece doğru yöntemlerden bahsediyorum. Bu oyunda ise 'Light Music Body' mottosuna layık hiç bir şey göremedim. Belki de oyuncuların gençliğine vermeliyiz. Ancak keşke selamlama kısmını bari düzgün yapsalardı, bunu da heyecana mı versek bilemedim.
Kurutuluş'tan Kolej'e
Özcan Alper ile "Kars Öyküleri" (Tales From Kars) 30 Eylül'de Gösterimde
Aslında "Kars Öyküleri" Özcan Alper, Ülkü Oktay, Ahu Öztürk, Zehra Derya Koç ve Emre Akay'ın yönettiği bir mozaik, Kars mozaiği.
30 Eylül'de İstanbul'da 14 Ekim'de Ankara gösterime girecek. Mutlaka izleyin.
http://www.sinemalar.com/film/79327/Kars-oykuleri/
Özcan Alper'i takip etmekteyim efendim. tüm çalışmaları özgün ve naif. Özellikle Altın Portakal ödüllerinden sonra daha fazla duyulacağını düşünüyorum.
Gelecek Uzun Sürer Altın Koza'da Beklediğimiz Üzere Ödülleri Aldı
Özcan Alper'in yönettiği Gelecek Uzun Sürer filmini çekimleri başladığından beridir merakla takip ediyorum.
Devlet Tiyaroların'daki performansı ile sürekli göze çarpan Durukan Ordu ile Gaye Gürsel ve Sarkis Seropyan başrollerde. Özcan Bey'inm önceki filmi kadar leziz bir film.İlk olarak Toronto Film Festivaline katılan film ardından Altın Koza'da gösterildi ve bir çok ödül aldı.
Cumartesi günü ödüller belli olmuştu. "Gelecek Uzun Sürer" için
En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: Durukan Ordu (Gelecek Uzun Sürer)
En İyi Müzik Ödülü: Mustafa Biber (Gelecek Uzun Sürer)
En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: Feza Çaldıran (Gelecek Uzun Sürer)
SİYAD (Sinema Yazarları Derneği ) En İyi Film Ödülü: Gelecek Uzun Sürer (Yönetmen: Özcan Alper)
Ancak şunu da belirteyim ki, Louis Althusser'in "Gelecek Uzun Sürer" [1] adlı kitabı sahaflarda da bulamadım. Basımı zaten yokmuş. bir yıldır bu kitabı da arıyorum. Bulursanız aklınızda olsun.
1. http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=14702
İsyan başlatmak ya da başlatmamak
Yo mirim biliyorum bu tarz insanları. Oturur güzel güzel konuşursunuz. Konuştuklarına hak verirsiniz. Doğru şeylerden bahsederler. Fakat ikiyüzlü bir insan ne kadar doğru söylerse söylesin hiç bir kıymeti yoktur. İki yüzlü çünkü bu tarz insanlar sıkıştıklarında çok güzel bahsettikleri doğrulardan çıkar, devletin otoritesine sığınırlar, hatta onu ararlar. Otoritedinin olmamasından rahatsız olurlar. Vahşice tüketmekten zevk alırlar. Gayet çıkarcı davranırlar. Sonuç olarak 'çok iyi isyan' söyleyicileridirler ama o bekledikleri isyanı hep birisinin yapmasını beklerler.
Efendim net olacaksınız, söylediğinizi yapacaksınız.
Gümüşhacıköy gidiş-dönüş özeti
Onur'la ne zamandır beraber gidelim diyorduk bayram tatilinde gittik. Özetleyim sonra fotograflarla ve ek hikayelerle detaylandırırım sanırım.
- Ankara-Merzifon (dogrudan Amasya'ya gitmek yerine Merzifon'a gitmek daha mantıklı) 5 saat
- Merzifon-Gümüşhacıkoy 1 saat
- İlçe merkezinde Onur amcasıyla beni harika bir yöresel Amasya yemekleri yiyeceğim Ahmet amcalara götürdü.
- Malum keşkek vardır yemekte. Sonra hatırladığım kadarıyla yaprak sarması gibi ama yuvarlak biçimli bir şey de vardı.
- Yemekten sonra Ahmet amca ile gerileyen tarım ve güncel meseleler üzerine kısa bir sohbet yaptık.
- Sonrasında Onur'un köyü Güplüce köyüne gittik.
- Köy epey sessiz ama sevdim. Toprakları epey verimli belli. Onur'un babannesinin kaldığı evin süper bahçesi var. Sebze meyve vs.
- Gezdim fotograf çektim.
- Akşam köy evinde mangal yaptık. Epey kalabalıktı şenlik oldu iyi oldu.
- Mangal öncesinde bir de Şarlayık diye bir mekana gittik. Sevdim gibi. Çay bahçesi gibi yapmasalarmış daha çok severmişim.
- Mangal sonrası çaylar geldi. Muhabbet vs.
- Sonrasında erken yattım. Geç kalktım.
- Tekrar ilçeye gittik. Güzel bi kahvaltı.
- Öğleden sonra Amasya'ya gittik. Merkeze. Gidiş hibrit oldu. Yarı otostop yarı otobus.
- Amasya'da işte tarihi yerler dışında pek bir yer yok gibi. Yerleşimi çok güzel şehrin. Kral kayalardan aşağı baktık. tam tepesine çıkmadık. Israr ettim ama Onur yorgundu sanirim.
- İlçeye döndük. Geceye doğru Merzifon'da epey yürüdük gezdik vs. Sessiz zaten. Sonra gece otobüsle Ankara'ya geri döndük.
Özetle bu. Fotoğrafları Zenit'imle çektiğimden banyo edilmesini bekliyorum edilsin onları da hemen buraya koyarim.
haftasonu
http://maps.google.com/maps?ll=39.898774,32.897025&spn=0.00633,0.014173&t=h&z=17&msa=0&msid=207171693664057302481.0004a72823a8323b2dcdb
Kırkkonaklar'a bir kaç kilometre var aslında arasında. Bisikletle'de gezebilirsiniz. Akşama kalmayın çok kopek var.
Yunanistan ve İspanya Dayanışma Eylemi
Konsolosluk önüne sıralanmış polislerin önlerine geçilerek basın bildirisi okundu.
Okunan Bildiri:
Kapitalist dünya kuralları burjuvazinin çıkarlarını arttırmak üzere
hazırlanır, devletler ve iktidar sahipleri tarafından korunur ve
devamlılığı sağlanır. Devletler, orduları, polisleri, medyası ile
sistemi, üretenlerden, zenginliği yaratan emekçi sınıflardan korurlar.
Patronlar, komutanlar, önderler, kocalar ya da büyükler, yüzyıllardır
bizim adımıza bizden daha iyi karar verebileceklerine inandırmaya
çalışıp durdular bizleri.
İktidar denen aygıt kimin elindeyse o diğerlerini yalanlarla,
baskılarla ve bu iktidar ilişkisinin gerekliliğine inandırarak
yönetip, kendi kararını insanlara dayatma hakkını kendinde gördü.
Yaşatmak, büyütmek istedikleri bu sistem milyonların mutsuzluğu,
çaresizliği iken onlar için para, konfor ve iktidar anlamına geliyor.
Onlara insanları diledikleri gibi yönetme, savaşlar çıkarma,
soykırımlar yapma, doğayı ve yerkürenin geleceğini mahvetme, bizleri
yalnızlaştırma, birbirimize ve yaşamlarımıza yabancılaştırma gücü
veren paranın düzeni.
...
Buradan Yunanistan'a, İspanya'ya, Suriye'ye, Mısır'a ve her yerde sürdürdükleri direnişle özgürlük bayrağını dalgalandıranlara sesleniyoruz: Yalnız değilsiniz, yalnız değiliz. Sosyal hak gasplarına, geleceksizliğe ve faşist baskılara geçit vermeyeceğiz. IMF'yi, Dünya Bankası'nı, patronları ve kuklası iktidarları hayatlarımızdan söküp atana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Özgür,eşitlikçi bir dünya için:
Doğrudan eylem, doğrudan demokrasi! Yaşasın emekçi özyönetimi!
Tamamı http://www.emekkonfederasyonu.org/component/content/article/34-haber/133-yunanistan-ve-spanya-dayanma-eylemi.html
Şehir içi bisiklet sürücülerine notlar -4
Şehir içi bisiklet sürücülerine notlar -3
1. Gidilecek yer 6 km den fazla ise bisiklet ile gitme kararınızı terkar gözden geçirin.
2. Türkiye'de yaşadığınızı unutmayın ve bisikletiniz park edeceğiniz güzel bir yer hayal etmek yerine nereye koyacağınızı önceden düşünün yoksa şehirde bu temel bir sorun haline gelebilir.
3. Çantanızda her zaman teker patlamalarına karşı önlemler olsun. Pratik yama kitleri var ararsanız bulursunuz. Tabi ufak bir pompanız da olsun mutlaka.
Ek olarak şu siteye de göz atın http://2teker.com/ :)
anarağaç sayı 12 -iki numaralı masa
aman meselesi üzerine keskin bir tartışmaya gidecek yazının tamını dergiden taşımaya gönlüm elvermedi. zaten dergnini manifestosuna ters düşerdi.
İki Numaralı Masa
İki numaralı masa bahçede ve kaldırıma çok yakın. Gelen geçen çok oluyor sokaktan. Hepside tam aradığım gibi sakin konuşan kişiler. Bir kaç poz sorun çıkmadan çekebildim “yetişkin kişileri”. Sonra çocuklar top oymaya başladılar onları da çektim iyi oldu gibi.
Vakit hala geçmemiş. Sadece yirmi dakika olmuş...
fractale la lumière
Carancho - Ankara Film Festivali Gösterimi
Dünyanın Her Köşesinden bölümünde gözümüze çarpan iki filmden biriydi. Aslında bu bölümdeki tüm film filmleri izlemek istiyordum. Fakat Revolucin (Devrim) ve Carancho (Akbaba) filmleri daha çok ilgimizi çekti.
http://www.filmfestankara.org.tr/tr/festival/kategori/22/168/Dunyanin-Her-Kosesinden
Akbaba filmine bügün saat 14:30 gibi gittik. Batı sinemasında 10 kişi bile girişte uzun süreli kuyruğa neden oldu. Ancak sorun bu sorunu bekleyenleri biletsiz olarak içeri alarak gidermiş oldular. Bilet konusunda oldukça oturaklı bir organizasyon beklemiyordumzaten. Bizi sadece filmler ilgilendiriyordu. Haftasonu olmasına rağmen koltukların bom boş olması tuhaftı.
Filmde dikkatimi çeken ve çoks evdiğim şey makro çekimlere ağırlık vermesiydi. Ayrıca oldukça temiz bir banttı. Görsel olarak çok kaliteliydi.
Tek sorun ilk 15 dakika filme kendimi verememiştim.
25 Mart'ta tekrar gösterime girecek (Büyülü Fener'de saat 19:15'de) kaçırmayın derim, ama kaçırılmayacak o kadar çok film var ki keşke festival çok uzun bir süreye yayılmış olsaydı.
filmfestankara.org.tr de şöyle özetliyorlar :
Arjantin’in en başarılı yönetmenlerinden biri olan Trapero, 2008 yapımı Leonera’dan sonra Arjantin sokaklarındaki şiddete dikkat çeken yeni filmiyle sahneye dönüş yapıyor. Arjantin’de her yıl sekiz binden fazla insan trafik kazalarında yaşamını kaybetmektedir. Her trajedinin ardında, sigorta şirketlerinin tazminatları ve yasaların zayıflıklarıyla desteklenen bir endüstri bulunmaktadır. Avukat olan Sosa, olası müşteriler arayışında devlet hastanelerinin acil servisleri ile karakollar arasında mekik dokuyan bir carancho, yani akbabadır. Luján ise aynı bölgede çalışan genç bir doktordur. Sokakta karşılaştıkları gece, Sosa ile Luján arasında bir aşk başlar. Lujan, bir adamın yaşamını kurtarmaya çalışırken, Sosa ise aynı adamı “avlamak” için uğraşmaktadır. Yeniden çekim haklarının Hollywood tarafından satın alındığı film, Arjantin’de çoktan kurumsallaşmış bir suç faaliyetinin gerçekçi bir portresini sunuyor.
Fragmanını buradan izleyebilirsiniz : http://www.sinemalar.com/fragman/78374/Carancho/0/kucuk/
Filmin Künyesi
Yönetmen: Pablo Trapero
Senaryo: Alejandro Fadel, Martín Mauregui, Santiago Mitre, Pablo Trapero
Görüntü Yönetmeni: Julián Apezteguia
Kurgu: Ezequiel Borovinsky, Pablo Trapero
Oyuncular: Ricardo Darín, Carlos Weber, José Luis Arias, Loren Acuña, Gabriel Almirón
Yılı: 2010
Süre: 107'
Web Sitesi: http://www.caranchofilm.com/
Linkler
http://www.filmfestankara.org.tr
Aux marches du palais
Geçen hafta gittiğim konserin devlet tiyatroları sayfasındaki tanımı şöyleydi :
“Le poème harmonique" Topluluğu Geçmiş zamanların Fransa’sından Romans ve Ağıtlar
Şarkıcılar: Claire Lefilliâtre, Serge Goubioud, Arnaud Marzorati
Müzisyenler: Pierre Hamon, Christophe Tellart, Isabelle Saint-Yves, Joël Grare, Vincent Dumestre
Konu:
Bin yılı aşkın süredir Fransız şarkıları nesilden nesile aktarılıyor. Vincent Dumestre’in ünlü topluluğu « Le poème harmonique » tarafından sergilenen bu gösteri, Fransa’da ve yabancı ülkelerde büyük başarı yakaladı. Güçlü bir dramaturji ve ışıklandırma ustalığı, halen bütün Fransızlar tarafından bilinen bu ünlü repertuarın kendine has tarzını güçlendiriyor.

Kadro fotoğraftaki kadr geniş değildi ancak performans harikaydı.
Tosca operası hakkında
"Tosca; ..."
Hikayesini çok sevmiştim.
Barok desenler, itici kıyafetler... Gösteriye gitmemem için yeterli nedenler aslında. Ama afişinden etkilenip gittim. Textini önceden okumadım ve ilk perde inanılmaz sıkıcı oldu.
Üçüncü perdeden sonra yani son perdeye kalmadan çıktım.
engiri güzel çaldı söyledi
Ben sevdim ama umarim çok kişi sevmez. Çünkü engri'deki eski dostlarımın vahşi müzik piyasasına girmelerini isteme :) amatör ve hobi düzeyinde kalması çok daha güzel.
Moskova - Petushki Yolun Sonu
Oynun konusu zaten ilgimi hayli çekmişti. Sahne önüne konan perdeye çeşitli efektler yansıtılarak nadiren rastladığım video art tekniği oyunu daha fantastik kılmış. Ancak açık söyleyim sıkılıp çıkan bir kaç kişi oldu :). Herkesin sevebileceği bir oyun olduğunu düşünmüyorum.
Murat Çidamlı aralıksız bir saat boyunca gayet iyi bir oyun sergiledi. Eğlenceli değil, zaman zaman bunaltıcı gelebilir ki sanırım amacıda bunaltıyı hissettirmek :). Oyunun mesaj vermek gibi kaygısı yok, sadece zihni bulanık birinin psikolojisini yansıtmak istemiş ve bence başarmış.
Yazarın şu ifadlerini çok sevdim (zatn oyunda iki farklı yerde bunu tekrarladı, oyun tanıtım metninde de buna yer verilmiş.
Petushki’de kuşlar hep öter gece gündüz demeden. Petushki’de yaseminler hep çiçek açar yaz kış demeden. Ve orada her Cuma günü, saat tam onbirde benim sevgilim , sarı lepiska saçlı, o çılgın kadın, peronda bekler beni. Ve bugün de günlerden Cuma. Bekliyordur sevgilim beni. İstasyonda bekliyordur ve ben trenden indikten sonra uçsuz bucaksız saadet…
Devlet tiyatrolarında hala gösterimde hemen bir bilet alın derim.
"Şair Baba ve Damdakiler" Oyunu Hakkında

Bir oyunu güzel eleştiremeyebilirim ama geçen hafta gittiğimiz bu oyun kesinlikle oldukça vasat bir oyundu. Tanıtım metnindeki "Bursa Hapishanesi" ve Nazım Hikmet güzel işlenmemiş üstelik bambaşka itici bir oyunculukla sergilenmişti.
Sadece 5-10 dakikalık bir bölümü (tüm mahkumların efektlerle muzik yaptığı bölümü) sevdim.
Yarıda bırakakıp gitmek istedik.
Oyunu ressam Balaban yazmış. Bursa hapishanesinde geçirdiği dönemi kendi gözleriyle aktarmış. Oyun metnini daha sonra iyice okumadım ama bahsettiğim vasatlık oyunun metninde değil oyuncularda!
Devlet Tiyatroları sayfasında oyun şöyle tanıtılıyor:
"Şair Baba ve Damdakiler; Nazım Hikmet ve ressam Balaban’ın Bursa cezaevi yıllarını bu toprakların kültür birikimiyle harmanlayarak sahneye aktaran, Türk tiyatrosunun ulusal söylem biçimine zemin oluşturan bir oyun. "
Sabahat Akkiraz dinledik

17 Aralık'ta, Cuma akşamı, Sabahat Akkiraz'ı dinlemeye MEB şura salonuna gittik. Belediyelerin kültür hizmetleri de yapması gerektiğini söyleyip 3 saatlik konserine başladı. Konser boyunca türkünün göbeğindeydik. Güçlü bir ses ve ekip. Keşke açık havada bir halk konseri olsaydı (belediye desteği ile).
"Tek Kişilik Şehir" Oyunu Hakkında

Herkesin severek tavsiye ettiği "Tek Kişilik Şehir" oyununa sonunda bir davetle gitmiş oldum.
Cumartesi akşamı gittiğimiz bu oyunu çok sevdim Başta konusu gereği sevmeyeceğimi düşündüm (çok işlenen bir konu). Ayıca afişini de sevmemiştim. Fakat sonuna kadar zevkle izledim.
Işık efektleri çok güzeldi. 300. gösterimi geride bırakmış. Oyuncular oyunu oldukça tecrubeli oynuyorlardı. Bu da ayrı bir zevkti.
Devlet Tiyatrolarında hala oynanıyor. Derhal bir bilet alın derim.
http://www.devtiyatro.gov.tr/web/oyunlar/oyun0852.html
tekrar yazmaya başlıyorum
Brenna ve Sumru iyiydi
Ankara'ydı güzeldi. Kısa sürdü.
Kamran olsam en sevdiğimdi.
selim ileri
yüzey-x
startshape cubuklarberaberce
background { b -1 }
rule cubuklarberaberce { cubuk{ } cubuk{ r 90 s -1 1 } }
rule cubuk{ darbe{ } cubuk{ y 1 s .8 1 } }
rule cubuk{
darbe { r 48 h 200 sat .9 y .1 }
cubuk { x .1 y .24 s .6 .8 }
}
rule uzun .25 { uzun{ r 15 } uzun{ h 2} }
rule cubuk .4 { cubuklarberaberce{ } }
rule darbe {
SQUARE { hue 200 sat .6 b 1 alpha -.89 skew 40 -60 r 120 }
SQUARE {x .1 y -.0375 skew 60 -30 hue 200 sat .375 b 1 alpha -.99}
}
rule darbe {
SQUARE {x .1 y .02 hue 100 sat .8 b 1 alpha -.98 skew 60 -40 r 20}
SQUARE {x .225 y 0 skew 60 -30 hue 190 sat .375 b 1 alpha -.98}
}
gidiş - geziş özeti
- Ankara - çıkış - 21. Ağustos Cumartesi gecesi
- Yolda grinlock'd filmini izledim. güzeldi. KK önermişti.
- Afyon - İzmir
- Bornova - varış - map
-- Bornova'yı seviyorum, bana rahat hissettiriyor
- Marx'ın dönüşü açık hava tiyatrosu varmış akşam çok çabaladım ama gidemedim.
-- bana eşlik edecek kimse yoktu
-- aslında oyun nedir ne değildir bilmiyorum da
- ...
- Ödemiş
-- ilk kez geliyorum Ödemişe'e
-- Ödemiş şirin bir yer ama uzakta biraz, git git bitmedi
-- Amcam-yengem de burda yaşıyorlar, kalcam onlarda - (tayyar fotograf ekle)
- Ödemiş'de iftar
-- Ödemişi kendin gez
-- Fotoğraf çek
- Birgi'ye gidiş - (tayyar harita ekle)
- Küçük tarihi bir yermiş - çok eskiymiş hem
- Kimse yok. çok sessiz
- ...
- Ahrandı diye bi yerde akşam sonrası çay
-- Ahrandı bir yüksek tepenin üstünde - ovaya bakıyor - pek serin
-- belediye işletiyormuş bir gazino yapmışlar
-- semaverler falan hazırlayıp getiriyorlar güzel oluyor çay keyfi
- Ertesi gün seval'le buluşma planı
- Seval'in çok işi varmış
- ...
- İzmir'e tekrar gidiş
- İtalya'dan dostları gelmiş onlarla bulustuk.
-- tuhaf muhabbetler oldu sevmedim
- Araba kiraladık. en ilkel içgüdülerimizle BMW olsun eski olsun dedik.
- Elif diye biriyle de tanıştık
-- O da araba kiralayacakmış ve bizim gibi o da öylesine kuzeye doğru gidip gelecekmiş
--- "e sen de bizle gel, gezeriz belki de boşuna masraf yapmazsın hem"
-- Onu da aldık
-- Elif bana "tatilde python ustası olcam ben ya" lafımı hatırlattı çünkü pythonda malum if-elseif değil if-elif var
-- Elif'e bana python u anımsattığını dediğimde gülmedi ama kendisinin de bir yazılım şeysi olduğunu söyledi
-- Gülmemesinin nedeni çok kişinin bunu demesiymiş - bi soğukluk oldu ama kısa süre :)
-- Karşıyakaya gittik ilk. - (tayyar harita ve foto ekle)
-- Onur'a forma alacaktım güya. zaman olmadı daldık unuttuk.
-- Ordan biraz daha gittik yukarı - kenardan kenardan
-- ...
-- Yer isimleri hakkında sıkış yapan tek kişi bendim- kimse nereye gittiğimizi bilmiyordu - amaç buydu sanırım - unuttum amacımızı ama
-- Sanımrım Çanakkale'ye çok yakşaltık ama emin değilim.
-- Saat 3 olduğunda geri dönelim dedik biraz uzaklaşmıştık İzmir'den
-- Tekrar dönerken hafif kaybolur gibi olduk. kimse belli etmedi ama
-- Ardından mezar ziyareti yaptık
-- Arabayı verdik
-- Elif'le vedalaştık ama niye telefon numarasını veya hiç olmazsa email adreini almadık bilmiyorum. hayalet gibi geldi gitti.
--- aaa sanırım email adresini söylemişti laf arasında
-- Pek konuşmadı zaten. hayalet olma olasılığı üzerinden durduk biraz sonra unuttuk tabi o da unutmuştur
- ...
- Ödemiş'e geri dönüş
- Ödemişte şu sahneyim de gördüm gerçekten bir hayal dünyaından olduğumu sandım.
-- Kahve önünde "deli" bir adam heyecanla bir şeyler anlatırken yaşlı bir adam hiç bir tepki vermiyor. İkisi de ayakta çevredekiler de hareketsiz güneşin altında öyle duruyorlar. Gözleri bile sabit. Tek konuşan ve hareket eden o deli adam. Biraz baktım sonra sıkıldım ama ürktüm de, başımı çevirip gittim. Aklıma Tarkovsky'nin Nostalgia'sındaki sürekli söylediğim bir sahnesini getirdi Domenico'nun konuşması - şurdan bir bakın dinleyin
- Hergün şu yaşamsal problemi irdeledim : "daha az enerji tüketerek nasıl daha hızlı duş alınır?"
- Sorgulamam gereken çok şey vardı aslında mesela "tez önerimi neden hala yazmadım" gibi.
- Yengem turşu yapmış ama ne turşu - hayatta yememiştim öyle turşu. Günlük turşu deniyor ama ben ona can diyorum. höpür höpür içerek yedim.
- ...
- Akşam bir dinleti varmış, gidelim dedik
-- Evrim Yıldırım diye bir tenor Ege Üniversitesi mezunu- foto
-- Türkü söyledi enfesti, bağlama çaldı, ufak bir yerdi, çok şirindi -
-- En son Ruhi Su ile aynı lezzeti almıştım.
-- Gece harika geçti.
-- Heleki "uğurlar olsun" ve "yiğidim aslanım" söylerken eşlik edesim geldi pek içlendim, yaşlandı gözlerim ama eşlik etmedim. En önde hemen belediye başkanının yanına oturmuşuz meğer, protokole gıcıklık olmasın diye ses çıkarmadım :P
-- Gecenin sonunda yediğimiz künefe nedense iyi geldi
- ...
- Tekrar Bornova -
- dolan biraz
- ordan terminal
- ...
- ...
- Adana
- Abimin yemin töreni vardı ona katılmış oldum.
-- Abi hala askerliğin şokunda, sorgulama döneminde sanırım :)
-- Anti-militarist, anti-otoriter duygularım inanılmaz depreşti. Einstein'ın askerlik ile ilgili bazı sözleri aklıma geldi.
- Abim ve asker arkadaşları ile Adana'ya çıktık ama çok sıcaktı yapıştık bir yere. iki nargele söyledik. Güzel oluyomuş dediler biz de istedik iki tane.
- Abimi akşam olmadan gönderdim tekrar kışlasına (kışla denir demi oraya, yani kaldkları yere...)
- ...
- Adana'yı yine sevmedim ama olsun otantik yerleri de yok değil
- ...
- Adana'da bir kaç yere baktık bir yerde oturduk
- ...
- Gece 12 ye kadar Adana'da tek gezmek için plan yaptım
- Reyhan'la tanıştım (ismini bilmiyorum tam bu ismi ben verdim), eşlik etti bana biraz.
-- Rayhan bir kafede çalışan yeni mezun bir kızcağız. çok özlediğim açık sözlülük ve temiz yüreklilik onda hemen kendini gösteriyordu. Laf kıvırımadan sordum "adana'yı pek bilmem eşlik eder misin?" dedim. olur ama fazla duramam dedi. fazla durdu, iyi oldu, dolu dolu zaman geçirdik
- ...
- Eylem'i aradım Adana'daymış hala. Geldi hemen konuştuk.
- Alanya'ya geçiş planı yaptık (yapmıştık zaten)
- Bir günlüğüne orada kalacaktık
- ...
- Ağlaştık, jale'den bahsettim,o da bahsetti
- vedalaştık ayrıldık Eylem'le
- ...
- Ankara'ya dönüş
- Dönerken her hangi bir yerde inmek istedim
-- inemedim tabi. otobüs sadece bir kere durdu. bir kere daha durmadı adi.
- Ankara
- sabah onur'u uyandır, muzik dinle
- Eve geç
- Yatış
- Bunları bloga yazış
- Publish
----------------------
- hiçbiri önemli değil de incirler süperdi gene
@todo : tayyar bu yazıyı güzelce tagle, tag açısından sinir bozucu düzeyde zengin olsun.
ContextFree.js & Algorithm Ink: Making Art with Javascript
ContextFree.js & Algorithm Ink from Aza Raskin on Vimeo.
irdeleyin :
http://www.azarask.in/blog/post/contextfreejs-algorithm-ink-making-art-with-javascript/















