Skip to main content

Posts

Showing posts with the label etkinlik

Bülent Ortaçgil Ankara Jazz Festivalinde Göründü

Ankara Jazz Festivali halen devam ediyor. Özellikle Dhafer Youssef Quartlet 'i kaçırmayın derim. Çok eğleneceğiniz zevkle dinleyeceğiniz bir konser olacak. Biletler biterse kapıdan alıp boş kalan yerlere oturabilirsin. Yer bilursunuz bir şekilde. Biletler burda  http://www.mybilet.com/chart/ankara-caz-festivali/ Dhafer Youssef için örnek bir konser kaydını ekliyorum. 13 dakikalık güzelce dinleyin : Bülent Ortaçgil Ankara Jazz Festivalin'de  Geçen hafta Bülent Ortaçgil konserine kalabalıkça gittik. Meb Şura Salonu'nda olunca bir ağırlık tabiki vardı ortamda . TRT dinleyicisi kıvamında dinledik ama çok eğlendik. Bülent Ortaçgil'in albüm kayıtlarını çok nadir dinlemişimdir,canlı olaraksa hiç dinlememiştim. Ekibiyle gelen Ortaçgil eski ve en bilinen şarkılarıyla başladı. Beni etkileyen asıl kısımları şarkıların sonlarındaki performanslarıydı. Bir kaç alıntı çektiğim videoyu yükleyip burdan paylaşacağım. Ayrıca Dhafer Youssef'de MEB Şura Salonunda olac...

Di Freitas - "Terreiro de Fronteiras"

Brezilya'nın tanınmış yöresel sanatçılarından Di Freitas kendi yarattığı el işi Cabaça'ların tınılarıyla, yöresel Brezilya müziği ve orkestrasıyla "Terreiro de Fronteiras (Sınırların Şenliği)" projesi kapsamında 14 Mayıs Pazartesi, 19.30'da Yılmaz Güney Salonu'nda Detaylar http://nazimhikmetkulturmerkezi.org/

Bülent Ortaçgil - 40 Yılın Şarkıları Konseri

1971 yılında müziğe adım atan Bülent Ortaçgil, sanat yaşamında 40 yılı geride bıraktı. Bu 40 yıla 14 albüm sığdıran Ortaçgil, halen "Oyuna Devam" diyor. Son albümü "Sen"i 2010 yılında piyasaya çıkan Ortaçgil, 2012 yılında sanat yaşamının 40. yılını kutluyor. Bu çerçevede daha önce de konserler veren Ortaçgil, "40 Yılın Şarkıları" adıyla Kadıköy Halk Eğitim Merkezi 'nde bir konser daha verecek ve Ortaçgil'in bu konseri, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi işbirliği ile gerçekleşecek. Konserde Bülent Ortaçgil'e; Gürol Ağırbaş, Baki Duyarlar, Cem Aksel ve Barlas Özemek eşlik edecek. Konser Tarihi: 30 Mart Cuma Konser Saati: 20.30 Bilet Fiyatı: Tam 35, Öğrenci 30 TL link :  https://groups.google.com/forum/?fromgroups#!topic/nhkm-duyuru/3hsgo3pUET0

Carancho - Ankara Film Festivali Gösterimi

Dünyanın Her Köşesinden bölümünde gözümüze çarpan iki filmden biriydi. Aslında bu bölümdeki tüm film filmleri izlemek istiyordum. Fakat Revolucin (Devrim) ve Carancho (Akbaba) filmleri daha çok ilgimizi çekti. http://www.filmfestankara.org.tr/tr/festival/kategori/22/168/Dunyanin-Her-Kosesinden Akbaba filmine bügün saat 14:30 gibi gittik. Batı sinemasında 10 kişi bile girişte uzun süreli kuyruğa neden oldu. Ancak sorun bu sorunu bekleyenleri biletsiz olarak içeri alarak gidermiş oldular. Bilet konusunda oldukça oturaklı bir organizasyon beklemiyordumzaten. Bizi sadece filmler ilgilendiriyordu. Haftasonu olmasına rağmen koltukların bom boş olması tuhaftı. Filmde dikkatimi çeken ve çoks evdiğim şey makro çekimlere ağırlık vermesiydi. Ayrıca oldukça temiz bir banttı. Görsel olarak çok kaliteliydi. Tek sorun ilk 15 dakika filme kendimi verememiştim. 25 Mart'ta tekrar gösterime girecek (Büyülü Fener'de saat 19:15'de) kaçırmayın derim, ama kaçırılmayacak o kadar çok f...

Aux marches du palais

Geçen hafta gittiğim konserin devlet tiyatroları sayfasındaki tanımı şöyleydi : “Le poème harmonique" Topluluğu Geçmiş zamanların Fransa’sından Romans ve Ağıtlar Şarkıcılar: Claire Lefilliâtre, Serge Goubioud, Arnaud Marzorati Müzisyenler: Pierre Hamon, Christophe Tellart, Isabelle Saint-Yves, Joël Grare, Vincent Dumestre Konu: Bin yılı aşkın süredir Fransız şarkıları nesilden nesile aktarılıyor. Vincent Dumestre’in ünlü topluluğu « Le poème harmonique » tarafından sergilenen bu gösteri, Fransa’da ve yabancı ülkelerde büyük başarı yakaladı. Güçlü bir dramaturji ve ışıklandırma ustalığı, halen bütün Fransızlar tarafından bilinen bu ünlü repertuarın kendine has tarzını güçlendiriyor.      Kadro fotoğraftaki kadr geniş değildi ancak performans harikaydı.

Tosca operası hakkında

"Tosca; ..." Hikayesini çok sevmiştim. Barok desenler, itici kıyafetler... Gösteriye gitmemem için yeterli nedenler aslında. Ama afişinden etkilenip gittim. Textini önceden okumadım ve ilk perde inanılmaz sıkıcı oldu. Üçüncü perdeden sonra yani son perdeye kalmadan çıktım.

engiri güzel çaldı söyledi

anarkAğaç dergisinde beraber yazdığımız pek kıymetli üc arkadaşımız " engiri " diye bir müzik grubu kurmuşlar bile. dergi gibi offline bir grup. Cuma akşamı ankara-keçiören-şose civarinda eskiden dergiyi yazdığımız depoda bir yirmi dakika dinleyebildim engiri 'yi, ben bile sevdim. yaptıkları şeyin müzikle ilgisi yok aslında. Tiyatro gibi. Hatta çok kötü kurgulanmış bir tiyatro gibi. Ama kendine özel olması dinleyenleri hayran bırakıyor. engiri 'den bass "kutu" çalan eylül gıcık olsun diye yazıyorum bunları da. Ben sevdim ama umarim çok kişi sevmez. Çünkü engri'deki eski dostlarımın vahşi müzik piyasasına girmelerini isteme :) amatör ve hobi düzeyinde kalması çok daha güzel.

Moskova - Petushki Yolun Sonu

Oynun konusu zaten ilgimi hayli çekmişti. Sahne önüne konan perdeye çeşitli efektler yansıtılarak nadiren rastladığım video art tekniği oyunu daha fantastik kılmış. Ancak açık söyleyim sıkılıp çıkan bir kaç kişi oldu :). Herkesin sevebileceği bir oyun olduğunu düşünmüyorum. Murat Çidamlı aralıksız bir saat boyunca gayet iyi bir oyun sergiledi. Eğlenceli değil, zaman zaman bunaltıcı gelebilir ki sanırım amacıda bunaltıyı hissettirmek :). Oyunun mesaj vermek gibi kaygısı yok, sadece zihni bulanık birinin psikolojisini yansıtmak istemiş ve bence başarmış. Yazarın şu ifadlerini çok sevdim (zatn oyunda iki farklı yerde bunu tekrarladı, oyun tanıtım metninde de buna yer verilmiş. Petushki’de kuşlar hep öter gece gündüz demeden. Petushki’de yaseminler hep çiçek açar yaz kış demeden. Ve orada her Cuma günü, saat tam onbirde benim sevgilim , sarı lepiska saçlı, o çılgın kadın, peronda bekler beni. Ve bugün de günlerden Cuma. Bekliyordur sevgilim beni. İstasyonda bekliyordur ve ben trende...

"Şair Baba ve Damdakiler" Oyunu Hakkında

Bir oyunu güzel eleştiremeyebilirim ama geçen hafta gittiğimiz bu oyun kesinlikle oldukça vasat bir oyundu. Tanıtım metnindeki "Bursa Hapishanesi" ve Nazım Hikmet güzel işlenmemiş üstelik bambaşka itici bir oyunculukla sergilenmişti. Sadece 5-10 dakikalık bir bölümü (tüm mahkumların efektlerle muzik yaptığı bölümü) sevdim. Yarıda bırakakıp gitmek istedik. Oyunu ressam Balaban yazmış. Bursa hapishanesinde geçirdiği dönemi kendi gözleriyle aktarmış. Oyun metnini daha sonra iyice okumadım ama bahsettiğim vasatlık oyunun metninde değil oyuncularda! Devlet Tiyatroları sayfasında oyun şöyle tanıtılıyor: "Şair Baba ve Damdakiler; Nazım Hikmet ve ressam Balaban’ın Bursa cezaevi yıllarını bu toprakların kültür birikimiyle harmanlayarak sahneye aktaran, Türk tiyatrosunun ulusal söylem biçimine zemin oluşturan bir oyun. "

Sabahat Akkiraz dinledik

17 Aralık'ta, Cuma akşamı, Sabahat Akkiraz'ı dinlemeye MEB şura salonuna gittik. Belediyelerin kültür hizmetleri de yapması gerektiğini söyleyip 3 saatlik konserine başladı. Konser boyunca türkünün göbeğindeydik. Güçlü bir ses ve ekip. Keşke açık havada bir halk konseri olsaydı (belediye desteği ile).

"Tek Kişilik Şehir" Oyunu Hakkında

Herkesin severek tavsiye ettiği "Tek Kişilik Şehir" oyununa sonunda bir davetle gitmiş oldum. Cumartesi akşamı gittiğimiz bu oyunu çok sevdim Başta konusu gereği sevmeyeceğimi düşündüm (çok işlenen bir konu). Ayıca afişini de sevmemiştim. Fakat sonuna kadar zevkle izledim. Işık efektleri çok güzeldi. 300. gösterimi geride bırakmış. Oyuncular oyunu oldukça tecrubeli oynuyorlardı. Bu da ayrı bir zevkti. Devlet Tiyatrolarında hala oynanıyor. Derhal bir bilet alın derim. http://www.devtiyatro.gov.tr/web/oyunlar/oyun0852.html

Brenna ve Sumru iyiydi

Brenna Maccrimmon ve Sumru Ağıryürüyen güzel oldu. Ankara'ydı güzeldi. Kısa sürdü. Kamran olsam en sevdiğimdi.