Skip to main content

Posts

Showing posts with the label tiyatro

Tiyatro 1112 Garaj

Macunköy'de ATB iş merkezi içinde küçük sayılmayacak bir yeri harika bir tiyatro fabrikasına çevirmiş bir grup. Dün III. Reich oyunu için gittik. Ulaşımı için kolaylık bile sağlamışlar küçük tiyatrodan büyükçe bir servis kaldırdılar. III. Reich oyunu harikaydı ancak son gösterimdi sanırım. Yönetmenin sözleriyle : “Aylardan zulümdü, günlerden öteki. Geçsin diye bekliyordum geçmedi. Sonra öldük biz. İt izinin meşrulaştığı zamanlardı, annem öpeyim de geçsin dedi öptü, geçmedi. Sonra öldük biz. Belki tarihe geçer dedik, geçmedi. Sonra yine öldük biz. Tarihe bakmak, görünenin ardını görmekle mükellef olmalı. Gazetelerin, televizyonların hatta kitapların yalan söylediği zamanlarda tarih nasıl yazar acep gerçekleri..? Eskiden çok eskiden insanlar ateşin etrafında toplanıp öyküler anlatırlardı birbirlerine. Yalansız öyküler. Güzel öyküler. Artniyetle kirlenmemiş öyküler. Sonra biz öldük. Ama öyküler hala anlatılır. En karanlık çağlarda birbirimize fısıltıyla anlatırız. İyi döneml...

Bu oyunda ateşili silahlar kullanılmaktadır

Dün akşamki kötü bir öğlen kuşağı dram dizisi kıvamında, bol detoneli bol durup bakmalı bol "buram buram toprak kokusu"lu Sarı Naciye oyununda da gördüm ki Devlet Tiyatrolarında ateşli silah kullanma olayı iyice abartılmış durumda. Sarı Naciye'de havaya sıkma kötü bir öğretmenin sürekli masaya sert sert vurması gibi hem rahatsız edilici hem de faydasızdı. Aslına bakarsanız Devlet Tiyatroları biraz daha sessiz kuru sıkı mermilerden kullanabilirler ille de sıkmak istiyorlarsa. Cidden, o zaman ben bile rahatsız olmam. İstedikleri kadar sıkabilirler daha sessiz mermilerle. Evet efendim tiyatrolarımızın tehlike altında olduğu bu günlerde eleştiriden de kaçınmamak gerek.

Kanlı Nigar DT

Dün akşam Kanlı Nigar Devlet Tiyatroları gösterimine gittim ve henüz hala gösterimdeyken keyiflenesiniz diye hemen bilet almanızı öneririm.  http://www.mybilet.com/event/11615/kanli-nigar/ Bilmeyenler için Kaynanalar dizisinden Katip Kerim rolundeki pek kıymetli Münir Canar oyunun yönetmeni. Ayrıca Emre Basalak'da baş rolde. Ben tanımazdım ancak Deniz Yıldızı dizisinde çok seveni varmış. Harika bir oyun sergiledi. "Orkestra" harikaydı. Tırnak içinde yazdım çünkü batı tarzı klasik bir orkestra değil. Sanırım ortaoyunu kültüründen gelen bir tarzla daima arkada balkondaydılar ve oyun ile iç içeydiler.

Devlet Tiyatroları Shakespeare Oyunları Haftası

Ama muhtemelen şimdi bakarsanız bilet bulamaycaksınız çoğuna. Mesela Macbeth için bilet takip edebilirsiniz :   http://www.mybilet.com/event/15483/?

Ankara Sanat Tiyatrosu - 51 yaşında ve hala genç

Eğer Ankara'da yaşıyorsanı ve (AST)  Ankara Sanat Tiyatro 'suna hiç uğramadıysanız tiyatro adnına çok şey kaçırdınız. Gidilmesi çok kolay. Kızılay'da İzmir 1 Caddesinden Ihlamur Caddesine dönün hemen ikinci veya üçüncü binanın altı. Afişleri görürsnüz zaten. Bu da haritası : https://www.google.com Bu sezonda hala devam eden şu üç oyun harika : 1. Selamun Kavlen Karakolu Aziz Nesin'in yazdığı bu oyunu AST'de mutlaka izlemelesiniz. Gösterimi hala devam ediyor. Kaçırmayın bu akşam da var [ bilet ]. Müzikal tadında. Çok keyif alacağınız, çok güleceğiniz güzel bir sosyal eleştiri. Temposu o kadar hızlı ki nefes kesip izliyorsunuz. Oyuncu kadrosu harika. Oyunun en öne çıkan karakterlerini Mahir İpek ve Mehmet Atay oynuyor. İki dolandırıcının kendilerini polis olarak tanıtıp mahalleye sahte bir karakol açmalarıyla başlar. halkın polis korkusundan dolayı üçkağıtçılara inanmaları ve itaat etmeleri bir kenara devletin de buradaki sahte karakolu ciddiye alıp resmi...

Cesaret Ana ve Çocukları - Bertolt Brecht / Devlet Tiyatroları Gösterimi

Cesaret Ana ve Çocukları - Devlet Tiyatroları Gösterimi İki hafta önce İrfan Şahinbaş Atölye tiyatrosunda izlediğimiz oyun ciddi emek isteyen bir oyundu. Seyirci için dahi oldukça yorucu. Oyunun 3 saat olduğunu bilmeden gidince zaten  Brecht 'in tarzı gereği daraltılar basarak izlediğimiz oyun biraz yorucu geldi bize. Daraltı dediysem kötü anlamda değil. Daha önce Brecht okuduysanız veya bir oyununu izleme şansınız olduysa ne demek istediğimi fark etmişsinizdir.  Brecht seyircinin bilincini açık tutmayı amaçlıyor sanırım hep. Oyunda bölümler arasında bir perde iniyor ve o bölümü önceden özetliyor. Bu da yine seyircinin algısını daha açık tutuyor. E haliyle yoruyor tabi. O yüzden bizim gibi bir gece öncesindne az uyku ile gitmeyin. Zaten oyun biraz yoracak sizi. Öyle İstanbul Şehir Tiyatrolarında izlediğiniz kumpanyalar gibi eğlenmeye gelmeyin arkadaşlarınızla (burda bir yergi yok). Oyunla ilgili bir kaç yazı http://nesrinmutlu.blogspot.com/2013/01/cesaret-a...

Tekrar Tekrar İzleyeceğiniz Bir Oyun : Şark Dişçisi

Geçen aylarda İstanbul'da şehir tiyatrolarında bir belediyenin kültür merkezinde izlediğim bir oyun "Şark Dişçisi". Çok eğlenceli ve harketli muthiş bir oyun.  Engin Alkan  yönetiminde. Bu oyunu izleyince Engin Alkan'ın yönettiği diğer oyunları da izlemek isteyeceksiniz. Şark Dişçisi Oyun'u yazan Hagop Boranyan. Ermenice mizah edebiyatının en tanınmış isimlerinden olan Hagop Baronyan, keskin gözlem yeteneği ve doğru bildiği yoldan şaşmayan entelektüel duruşuyla, iktidar sahiplerini, din adamlarını, başkalarının sırtından geçinenleri, dalkavukları, Batılı yaşam tarzına öykünenleri ve daha pek çoklarını alaya aldı, onların yanlışlarını kalemine dolamaktan, yüzlerine vurmaktan çekinmedi [1].  Okumak isteyenler satın alabilirler . Çağlar Çorumlu Oyun bilgilerinde 3 saat yazıyor ancak nasıl geçti anlamadım. Kadroda bulunan Çağlar Çorumlu [2], Sevil Akı [3], Sevinç Erbulak göze çarpıyor ama her bir oyuncu adeta tüm enerjisini veriyor oyuna : ÇAĞLAR...

Moskova - Petushki Yolun Sonu

Oynun konusu zaten ilgimi hayli çekmişti. Sahne önüne konan perdeye çeşitli efektler yansıtılarak nadiren rastladığım video art tekniği oyunu daha fantastik kılmış. Ancak açık söyleyim sıkılıp çıkan bir kaç kişi oldu :). Herkesin sevebileceği bir oyun olduğunu düşünmüyorum. Murat Çidamlı aralıksız bir saat boyunca gayet iyi bir oyun sergiledi. Eğlenceli değil, zaman zaman bunaltıcı gelebilir ki sanırım amacıda bunaltıyı hissettirmek :). Oyunun mesaj vermek gibi kaygısı yok, sadece zihni bulanık birinin psikolojisini yansıtmak istemiş ve bence başarmış. Yazarın şu ifadlerini çok sevdim (zatn oyunda iki farklı yerde bunu tekrarladı, oyun tanıtım metninde de buna yer verilmiş. Petushki’de kuşlar hep öter gece gündüz demeden. Petushki’de yaseminler hep çiçek açar yaz kış demeden. Ve orada her Cuma günü, saat tam onbirde benim sevgilim , sarı lepiska saçlı, o çılgın kadın, peronda bekler beni. Ve bugün de günlerden Cuma. Bekliyordur sevgilim beni. İstasyonda bekliyordur ve ben trende...

"Şair Baba ve Damdakiler" Oyunu Hakkında

Bir oyunu güzel eleştiremeyebilirim ama geçen hafta gittiğimiz bu oyun kesinlikle oldukça vasat bir oyundu. Tanıtım metnindeki "Bursa Hapishanesi" ve Nazım Hikmet güzel işlenmemiş üstelik bambaşka itici bir oyunculukla sergilenmişti. Sadece 5-10 dakikalık bir bölümü (tüm mahkumların efektlerle muzik yaptığı bölümü) sevdim. Yarıda bırakakıp gitmek istedik. Oyunu ressam Balaban yazmış. Bursa hapishanesinde geçirdiği dönemi kendi gözleriyle aktarmış. Oyun metnini daha sonra iyice okumadım ama bahsettiğim vasatlık oyunun metninde değil oyuncularda! Devlet Tiyatroları sayfasında oyun şöyle tanıtılıyor: "Şair Baba ve Damdakiler; Nazım Hikmet ve ressam Balaban’ın Bursa cezaevi yıllarını bu toprakların kültür birikimiyle harmanlayarak sahneye aktaran, Türk tiyatrosunun ulusal söylem biçimine zemin oluşturan bir oyun. "

"Tek Kişilik Şehir" Oyunu Hakkında

Herkesin severek tavsiye ettiği "Tek Kişilik Şehir" oyununa sonunda bir davetle gitmiş oldum. Cumartesi akşamı gittiğimiz bu oyunu çok sevdim Başta konusu gereği sevmeyeceğimi düşündüm (çok işlenen bir konu). Ayıca afişini de sevmemiştim. Fakat sonuna kadar zevkle izledim. Işık efektleri çok güzeldi. 300. gösterimi geride bırakmış. Oyuncular oyunu oldukça tecrubeli oynuyorlardı. Bu da ayrı bir zevkti. Devlet Tiyatrolarında hala oynanıyor. Derhal bir bilet alın derim. http://www.devtiyatro.gov.tr/web/oyunlar/oyun0852.html