Skip to main content

Posts

Ankara Tiyatro Festivali'nde Magapar / The Way ( Barbara Thieme)

Ankara Tiyatro Festivali'nde gittiğim ikinci oyun Barbara Thieme'nin 'Magapar'  (The Way) adlı oyunuydu. Polonya'lı ekip çok genç ve tecrübesiz görünüyordu. İnsaflı biri olmasam gösteri için söyleyebileceğim tek şey ' berbat ' olurdu. Harketler çok mekanik , tanıtım metninde geçmesine rağmen ışık efektleri ise komikti. Gösteriyle  sonuna kadar dikkatlice ilgilendim. Önümde ve arkamda gösteriden çoktan kopmuş insanların bir kısmı horlayarak uyurken bir kısmı da cips yerken ben dikkatimi kaybetmeden odaklamanaya çalıssam da beni bile kendilerine çekemediler. Gösteri 30 dakika sürdü. Gösteri boyunca kısa müzik parçaları eşlik etti oyuna. Akün sahnesindeki ses düzeneğinin bu kadar düşük ses verdiğini sanmıyorum sanırım ekip sesi bilerek kısmış. Sesin kısık olması daha kötü oldu zira insanlar zaten gösteriden soğumuşlardı. İşin kötüsü gösteriyi tavsiye ettiğim arkadaşlarla inanılmaz bir menunuyetsilikle hadi ekiple dalga geçerek Akün'den çıktık. Ayıp...

Kurutuluş'tan Kolej'e

Kurutuluş'tan Kolej'e yürüyüm dedim, yine kara bir sis çökmüş en sevdiğimden. Fuel-oil yakan binaların baca dumanları ile karışan egzoz dumanı birazda soğuk hava tabi. Yürüdüğüm de iyi olmuş yol kenarında üç sokak köpeği gördüm. İyi birilerine benziyorlardı. Biraz Eti pop kek alsam da versem dedim sonra baktım ki hemen yandaki binadan, sanırım bir kapıcı, elinde ekmek poşeti çıkageldi köpekler kulaklarını ve kuyruklarını kısarak tıpış tıpış adama gitti. Adam eliyle bir harket yaptı karşıya, Kurtuluş parkına. Oradan da iki köpek yoldan zar zor karşıya geçerek geldiler. Ben de telefonumu aldım elime. Mesaj yazar gibi yaptım, köpek garip karşılamasın, izlediğimi fark etmesinler diye. Hepsi de kenara dökülen kuru ekmekleri bir güzel yedi canım da çekti. Yani iyi oldu Kurutuluş'tan Kolej'e yürüdüğüm.

Özcan Alper ile "Kars Öyküleri" (Tales From Kars) 30 Eylül'de Gösterimde

Aslında "Kars Öyküleri" Özcan Alper, Ülkü Oktay, Ahu Öztürk, Zehra Derya Koç ve Emre Akay'ın yönettiği bir mozaik, Kars mozaiği. 30 Eylül'de İstanbul'da 14 Ekim'de Ankara gösterime girecek. Mutlaka izleyin. http://www.sinemalar.com/film/79327/Kars-oykuleri/ Özcan Alper'i takip etmekteyim efendim. tüm çalışmaları özgün ve naif. Özellikle Altın Portakal ödüllerinden sonra daha fazla duyulacağını düşünüyorum.

Gelecek Uzun Sürer Altın Koza'da Beklediğimiz Üzere Ödülleri Aldı

Özcan Alper'in yönettiği Gelecek Uzun Sürer filmini çekimleri başladığından beridir merakla takip ediyorum. Devlet Tiyaroların'daki performansı ile sürekli göze çarpan Durukan Ordu ile Gaye Gürsel  ve Sarkis Seropyan başrollerde. Özcan Bey'inm önceki filmi kadar leziz bir film.İlk olarak Toronto Film Festivaline katılan film ardından  Altın Koza 'da gösterildi ve bir çok ödül aldı. Fragmana bir göz atın : Cumartesi günü ödüller belli olmuştu . "Gelecek Uzun Sürer" için En İyi Erkek Oyuncu Ödülü : Durukan Ordu (Gelecek Uzun Sürer) En İyi Müzik Ödülü : Mustafa Biber (Gelecek Uzun Sürer) En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü : Feza Çaldıran (Gelecek Uzun Sürer) SİYAD (Sinema Yazarları Derneği ) En İyi Film Ödülü : Gelecek Uzun Sürer (Yönetmen: Özcan Alper) Yılmaz Güney Ödülü : Gelecek Uzun Sürer (Yönetmen: Özcan Alper) Ancak şunu da belirteyim ki,  Louis Althusser 'in "Gelecek Uzun Sürer" [ 1 ] adlı kitabı sahaflarda da bulamadım. ...

Gümüşhacıköy gidiş-dönüş özeti

Onur' la ne zamandır beraber gidelim diyorduk bayram tatilinde gittik.  Özetleyim  sonra fotograflarla ve ek hikayelerle detaylandırırım sanırım. Ankara-Merzifon  (dogrudan Amasya'ya gitmek yerine Merzifon'a gitmek daha mantıklı) 5 saat Merzifon-Gümüşhacıkoy 1 saat İlçe merkezinde Onur amcasıyla beni harika bir yöresel Amasya yemekleri yiyeceğim Ahmet amcalara götürdü. Malum  keşkek  vardır yemekte. Sonra hatırladığım kadarıyla  yaprak sarması gibi ama yuvarlak biçimli bir şey de vardı. Yemekten sonra Ahmet amca ile gerileyen tarım ve güncel meseleler üzerine kısa bir sohbet yaptık. Sonrasında Onur'un köyü Güplüce köyüne gittik. Köy epey sessiz ama sevdim. Toprakları epey verimli belli. Onur'un babannesinin kaldığı evin süper bahçesi var. Sebze meyve vs. Gezdim fotograf çektim. Akşam köy evinde mangal yaptık. Epey kalabalıktı şenlik oldu iyi oldu.  Mangal öncesinde bir de Şarlayık diye bir mekana gittik. Sevdim gibi. Çay bahçesi gibi yapm...

haftasonu

Cumartesi akşamüstü Ankara'da dağ gezisi yapmak için gidilebilecek en yakın yerdeydik tam olarak şurada http://maps.google.com/maps?ll=39.898774,32.897025&spn=0.00633,0.014173&t=h&z=17&msa=0&msid=207171693664057302481.0004a72823a8323b2dcdb Kırkkonaklar'a bir kaç kilometre var aslında arasında. Bisikletle'de gezebilirsiniz. Akşama kalmayın çok kopek var. Çorak gibi gorunse de yuzlerce cesit cicek gorebilirsiniz.

Yunanistan ve İspanya Dayanışma Eylemi

19 Haziran 2011 Konsolosluk önüne sıralanmış polislerin önlerine geçilerek basın bildirisi okundu. Okunan Bildiri: Kapitalist dünya kuralları burjuvazinin çıkarlarını arttırmak üzere hazırlanır, devletler ve iktidar sahipleri tarafından korunur ve devamlılığı sağlanır. Devletler, orduları, polisleri, medyası ile sistemi, üretenlerden, zenginliği yaratan emekçi sınıflardan korurlar. Patronlar, komutanlar, önderler, kocalar ya da büyükler, yüzyıllardır bizim adımıza bizden daha iyi karar verebileceklerine inandırmaya çalışıp durdular bizleri. İktidar denen aygıt kimin elindeyse o diğerlerini yalanlarla, baskılarla ve bu iktidar ilişkisinin gerekliliğine inandırarak yönetip, kendi kararını insanlara dayatma hakkını kendinde gördü. Yaşatmak, büyütmek istedikleri bu sistem milyonların mutsuzluğu, çaresizliği iken onlar için para, konfor ve iktidar anlamına geliyor. Onlara insanları diledikleri gibi yönetme, savaşlar çıkarma, soykırımlar yapma, doğayı ve yerkürenin gel...